image002

 

Konya Gezisi

 Türkiye – 26-29.10.2007


 

Uzun yıllardan sonra “Gel, gel ne olursan ol, yine gel.” sözleri ile herkesi Tanrı yoluna çağıran Mevlana’nın şehri Konya’ya doğru yola çıktık. Bu gezimiz eğitim amaçlı tatillerimizden biraz farklı olacaktı, fakat yine de çok özel bir tatil bizleri bekliyordu; stresten uzak, huzur dolu 4 günlük bir tatil…

 

Mevlana’nın sevgi dolu kentine doğru yol alırken sislerin arasında beliren güneş, bizim için güzel bir tatilin habercisiydi. Aslında sadece Ramaray Prabhu ile birlikte olmak, güzel vakit geçirmek için tek başına yeterlidir; Her koşula uyum sağlayarak, her olayı, her konuyu, her ortamı bu güzel yaşam bilimi-yoga ile ilişkilendirerek bizlere her seferinde çok şeyler katmaktadır. Doğada veya şehirde, en büyük karmaşanın içerisinde bile içimizdeki sükuneti nasıl korumamız gerektiğini öğreniyoruz her bir gezide…

 

  

 

Evet, güneşli öğlen saatlerinde Konya’ya ulaştığımızda önce güzel bir yerde kahvaltımızı yapıp ardından da otele doğru yola çıktık. Odalarımıza yerleşip kısa bir dinlenme sonra ise Ramaray yine o bizleri cezbeden konuşmalarından birini yaptı. Ardından  yapılan spor ve yürüyüş programı adeta Bolu-Gerede’deki programımızı andırıyordu.

 

  

 

Konya’ya varıp da Mevlana’nın türbesini ziyaret etmeden dönmek olmazdı. Bu yüzden de ertesi sabah spor ve kahvaltıdan sonra ilk işimiz türbeye gitmek oldu. Orada Ramaray’ın içe işleyen açıklamaları Mevlana’nın sevgi dolu enerjisi ile birleşince hepimize çok yoğun anlar yaşattı. Türbe yakınlarında bulunan bahçede dolaşarak gül kokularını içimize hapsedip ardından da Mevlana’nın hocası, Şems-i Tebrizi’nin türbesini ziyaret ettik. Oradaki görevlinin güler yüzü ve “Şems-i Tebrizi Mevlanamızın hocası ve dostudur. Yaklaşın, onun gül kokusu sizlere de ulaşsın.” sözleri üzerine etkilenmemek mümkün değildi. Bu davet üzerine türbede bir süre sessizce oturup dua edip, meditasyon yaptık. Ertesi gün akşamüzeri ise Meram’daki Tavus Baba türbesine doğru yola çıktık. Tepede güzelim Konya manzarasını seyrederken saleplerimizi yudumlayarak sohbet ettik.

 

  

 

Bu dört günde otelin bütün imkanlarını da kullanmayı tabii ki hiç ihmal etmedik. Havuza… saunaya girdik; spor salonundan faydalanıp yoga asana’ları ve meditasyon yaptık, yürüyüş pistinde bol bol yürüdük, konferans salonunda ise hocamızın bize yaptığı konuşmaları dinledik…

 

Sayılı günler çabuk geçmişti. Tatilin sonuna gelmiş tekrar Ankara’ya, evimize doğru yola koyulmuştuk. Bir tatil daha bitmişti, yenilerine yol açmak üzere…

 

previous    home