|

16. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve
Transplantasyon Hemşireliği Kongresi
Antalya, Türkiye –
28.10-01.11.2006
Yoga’yı
bu sefer de sağlık sektöründe tanıtıyoruz. Pr.Dr. Birsen Hn. daveti üzerine
Türkiye’nin güneyinde bulunan Antalya’ya gidiyoruz. Orada düzenlenecek olan
16. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği
Kongresi sosyal etkinlikleri kapsamında Yoga ve Meditasyon yöntemleriyle
stresle başetme konusu işlenecek.
Ön hazırlıkları hemen hemen bir
önceki gün bitmiş olan salonda programımız sabah saati 8:30’da başlayacak.
Doktorlar ve hemşireler yavaş yavaş arkadaşlarımızın yönlendirmeleriyle
yerlerini almaya başladılar, ama ne yazık ki gelenlerin birçoğunu akşamki
programımıza katılabileceklerini söyleyerek geri çevirmek zorunda kaldık,
çünkü salonun kapasitesi 65 kişilikti.
Herkes yerini almış Liderimiz
Ramaray’ın gelişini bekliyordu. Ve sessizliğe davet… Ardından ise müzik…
Beklenmedik bir müzik… Sesle ilgilenen arkadaşlarımız müziğin nereden geldiğini
anlamaya çalışıyorlar. Doğa kendi müziğini seçmişti… Yağmurun sesi…

Programımız bu müzik eşliğinde
devam etti. İlgi oldukça fazlaydı. Ramaray’ın açıklamalarıyla Yoga’nın gerçek
anlamını herkes öğrenmiş oldu: “Yoga bağlantı kurmaktır. Kiminle? Tanrı’yla,
Krishna’yla. Yoga Tanrı bilimidir; Yoga Tanrı’yı idrak etme bilimidir; Yoga
Ben bilimidir; Yoga kendini idrak etme bilimidir; Yoga yaşam bilimidir…” ve sarsıcı
sözleriyle herkesin kalbine yeni bir
ışık tuttu. “Ruhaniyet demek dans etmek, şarkı söylemek ve eğlenmek
demektir…” diye devam ederek orada bulunan herkes için yeni bir maneviyet
kavramı ortaya koydu.
Ramaray’ın bu konuşmalarıyla yoga’ya
olan ilgi daha da arttı. Öyle ki, akşamki uygulama başlamadan yaklaşık yarım
saat önce herkes salonun girişinde sabırsızlıkla yerini almak için bizden
işaret bekliyordu. Bu seferki katılımcı sayısı daha da fazlaydı. Sabahki ilgi
üzerine daha geniş bir salona geçtik. Bu seferki çalışmamız biraz daha
farklıydı. Ortama ve talebe uygun bir şekilde cevap veren Liderimiz Ramaray
değişik yerlerde ve zamanlarda uygulanabilecek rahatlama tekniklerini
öğretti. Bu arada da “biz kimiz, bu dünyaya nereden ve neden geldik,
geldiysek ne yapmamız gerekir ve öldükten sonra nereye gideceğiz” gibi
konulara değinerek zihinlerde Krishna (Tanrı) Bilinci’nin tohumlarını attı.

Çok çabuk geçen 1 saat 45
dakika. Ardından ise başka bir programın olmaması Ramaray’a yönlendirilecek özel
sorular için iyi bir fırsattı. Herkes resim çektirmek veya kafasına takılan
soruları sormak istiyordu. “Bu eğitimi veren Ankara dışında size bağlı başka
bir merkez var mı?” en çok sorulan sorulardan biriydi. Bu da Krishna
Bilinci’ni başka şehirlerde de yaygınlaştırmamız gerektiğini bir kez daha kanıtladı.
Bizimle bağlantı kurmak
isteyenlere broşürler, yazılar dağıtıldı. 3 toplantı ve üçünde de yoğun ilgi…
Son
akşam ve 2600 kişilik kalabalık bir Gala yemeği… Etrafımızda herkes bizi
ilgiyle izliyor… Ramaray yoga kavramıyla ilgili herkesin kalbine bir tohum
atmıştı; bir gün filizlenecek ve meyve verecek bir tohum, o tohuma iyi bakmak
ise artık onların elindeydi…
Artık Ankara’ya dönüyoruz…
büyük bir huzur kalbimizi kaplıyor; bu misyonda verilen hizmetin huzuru…
Srila Gurudev, bize bu hizmet fırsatını verdiğin için bir kez daha Lotus
Ayaklarına secde ediyoruz.
Jaya Srila Gurudev, ki jaya!
|